Etiket: öğrenci

Gençlik Ve Bahar

  Bahar gelir, çiçekler açar, tabiat ana uyanır sanki. Baharın gelişi bana öğrenciliğimi anımsattı. Hatırlıyorum da öğrenciyken bahar geldiğinde içimde farklı bir sevinç olurdu. Taze çiçeklerin kokusunu içime çekerdim. Dersler mi? Bahar gelmiş, havalar ısınıyor. Yaz için planlar yapılıyor. Hatta adı bende saklı şahsiyetin adı bile kalbin çarpmasına sebep oluyor. Ders kimin umurunda. Baharın gelişi ile bir bakmışsın notlar almış başını gitmiş. Olumlu yönde bir gidiş de değil üstelik. Baharın etkisi bunlar hep onun yüzünden. Bahanemde hazır hemen. Suç baharın gelişinde. Aklımızı başımızdan alır. Notlarla birlikte kendime gelirim yeniden. Sanırım senaryo herkes için hemen hemen aynıdır. Aslında burada tüm sorun amaç ve hedeflerin net olmayışıdır. Hedefler insanı canlı tutar, motive eder. Tıpkı baharın gelişi gibi uyandırır insanı.

 Yeniden öğrenci olsam baharın gelişini aynı duygularla yaşardım. Hatta doyasıya daha fazla yaşardım. Doğanın yenilenmesini kendi bedenimde de hissetmekten mutluluk duyardım. Yeniden öğrenci olsam, hedeflerime çiçekler açtırır, onları daha çok sahiplenirdim. Her şeyi yapmaya vaktim ve cesaretimin olduğunu bilir, anın tadını çıkarırdım. Hedeflerime giden yolda ne çok emek harcadığımın hesabını yapmazdım. Âşık olmanın suçluluğunu yaşamazdım mesela. Zamanında yapılan her iş, verilen emek, duyulan aşk dahi karşılığını bir gün bulurmuş. Verilen emeğin karşılığını beklemenin hazzını doyasıya yaşardım.

 Kaç yaşıma geldim halen öğrenciyim ben. Yapacak çok planım, gerçekleşecek çok hedefim var. Zamanında yapılmayan, cesaret edilmeyenin, içimde ukde kalanı yaşamak için çıktım bu yola. Bu yüzden hep diyorum ki şimdiki gençler çok şanslı. Artık Öğrenci Koçluğu var. Bu meslek ile birçok öğrenci hedeflerini netleştiriyor, kendilerini daha iyi tanıma fırsatı buluyor. Bu yüzden umutluyum bu gençlikten, gelecekten. Ne istediklerini bilen o yolda ilerleyen bir gençlik olacaklar. Ailesine, çevresine, ülkesine ne çok fayda sağlayacaklar. Düşünmesi bile keyifli.

Yaşam Plus Life

Uzman Koç

Sevil Destan

Öğrencilerin Kabusu: Sınav Korkusu

Farklı yaşlarda, farklı sınıflarda birçok öğrenci, belli bir ders özelinde ya da belli bir özelliği olan bazı sınavlarda bu duyguyu yaşamaktan şikâyetçi. Anne, babalar da çoğu zaman bu sorunla baş etme konusunda; “Korkma canım, korkacak ne var, ucunda ölüm yok ya…” tesellisi ve tavsiyesi noktasından ileri gidememekte.

Sınavlar öncesinde heyecanlanmak, kalbinin daha hızlı çarpması belli bir seviyeye kadar doğal karşılanabilir.  Sınav sorularının bilinmezliği ve bilgi seviyesinin ölçüleceği bir yarışta olma düşüncesi elbette heyecan verici bir durumdur. Bu konuda tamamen tepkisiz olmak, soğukkanlı durmak pek mümkün değildir. Yine de sınav başladığı anda sorulara odaklanarak, bildiğinin en iyisini yapmak, sonucu en olumlu etkileyecek senaryodur.

Peki, ne oluyor da bazı öğrenciler bu heyecan duygusunun ötesine geçip, sınav anı ya da düşüncesi karşısında aşırı kaygıya, hatta korkuya kapılıyor? Bu stres ve baskı altında, bildiklerini hatırlayamıyor, zamanı doğru yönetemiyor ve önceden yaptığı çalışmaları, sınav puanına yansıtamıyor?

Öncelikle kaygı ve korku duygusu, sınava yüklenen “anlam” ile doğrudan bağlantılı bir durumdur. Sınavın doğuracağı sonuçlar konusunda “aşırı endişeli” olan bir öğrencinin, düşüncelerini sınav sonrası “olumsuz senaryolara” odaklıyor olması, sınava odaklanamamasına yol açar.

Örneğin;

‘’ Yine düşük not alacağım.”,”Asla başararamayacağım.” “ Ailemin istediği o okulu kazanamayacağım.” vb…

Bu olumsuz senaryolar, geçmiş olumsuz tecrübelerden, duyumlardan ve gözlemlerden kaynaklanmış olabilir. Daha önce alınan düşük notlar, başarısız olunan sınavlar sonrası evde konuşulanlar, öğretmenlerin tutumları, davranışları öğrenci üzerinde baskı oluşturabilir.

Sınav kaygısını yaşamakta olan gencin öncelikle bu “senaryolar” hakkında, kendisini rahat hissettiği bir ortamda, duygularının ve düşüncelerinin farkına vararak bunlardan konuşabilmesi çok faydalı olacaktır. Bu düşünceler nerede ve nasıl başlıyor, ona tam olarak nasıl hissettiriyor, kaygı ve korkunun geldiğini nasıl anlıyor?

Sonraki aşama, bu olumsuz senaryoların, düşüncelerin, inançların yerine koyabileceği, daha “olumlu” düşünceleri ortaya çıkarmak için öğrenciyi bu konuda belirli bir süre düşündürmektir. Kendi “olumlu” senaryolarını yaratan, bu düşünceleri ön plana çıkaran öğrencinin korku ve kaygı seviyesi düşer.

Örneğin;

“Çalıştım, başaracağım.” “Çalışmamın karşılığını alacağım.” “ Alacağım puan ile iyi bir okula girebilirim.” Vb…

Öğrencilerin sınav anında düşüncelerini sınav sorularına odaklayabilmeleri de başarıyı doğrudan etkileyecektir. Düşüncelerin geçmişteki olumsuz tecrübeler ya da gelecekle ilgili endişeler üzerine değil sınav sorularına odaklanması önemlidir. Bu konuda öğrencinin bir süre dikkat, odaklanma ve nefes kontrol çalışmaları yapması öğrenciyi rahatlatır ve geliştirir. Duygu ve düşüncelerini seçebildiğini gören, kendisini yönetebildiğini, kaygısını kontrol altına alabildiğini fark eden öğrencinin özgüveni artar.

Başarı için, bilgi kadar duygusal kontrol ve odaklanmanın da önemli olduğu düşünüldüğünde, sınavlar konusunda kaygı sorunu yaşayan öğrencilerin kendilerini ve ailelerini daha fazla yıpratmadan bu konuda profesyonel koçluk desteği almaları faydalı olacaktır.

Yaşam Plus Life
Öğrenci Koçu
Hanife Serter

 

“Off, Yarın Yine Okul Var” Diyenlere Bile Okulu Sevdirecek Sorular

Tatil bitti. Öğrenciler için kısa, aileler için yeterince uzun sayılan bu tatil sonrası okula yeniden adapte olmak, derslere, ödevlere, sınavlara yeniden konsantre olmak bir çok öğrenciye zor gelecek. Günlük rutin yeniden kurulacak. Uyku, yemek, ders çalışma düzeni yeniden oturtulacak. İlk hafta biraz zorlasa da sonrasında illa ki alışılacak. Bu dönemde çocuklarımıza karşı biraz daha sabırlı, anlayışlı, hoş görülü olmak önemli.

Bu arada;
“Off, yarın yine okul var…frown ifade simgesi diye şikayet eden çocuğunuza aşağıdaki soruları sorarak, okul ile ilgili ” olumlu” duygu ve düşünceleri ön plana çıkarmasına yardımcı da olabilirsiniz … İlk başta “yok” dese de, biraz düşünmesine izin verirseniz mutlaka bir şeyler hatırlayacaktır.
Okulda geçen eğlenceli bir anını anlatır mısın?
Geçen dönem kendini en başarılı hissettiğin an hangisiydi?
Okulda çok güldüğünüz, eğlendiğiniz bir olay olmuş muydu ?
Geçen dönem en çok hoşuna giden konu hangisiydi?
En sevdiğin arkadaşınla okulda neler yapıyorsunuz ?
En komik öğretmeniniz kim?
Okula gitmenin 1 tane de olsa iyi bir yanını söyler misin?
En çok sevdiğin ders hangisiydi ?
En çok sevdiğin öğretmenin kim ?
Okulda şakalaştığın bir arkadaşın var mı ?

Ya da buna benzer olumlu duyguları ve düşünceleri canlandıracak sorular…

Unutmayalım ki;
Düşünceler, duyguları, duygular davranışları değiştirir. Tatilden okul dönemine geçişi kolaylaştırmak için, düşünceler üzerinde biraz çalışmak hepimize iyi gelir.

Tüm öğrencilerimize yeni dönemde de başarılar diliyoruz.

Yaşam Plus Life
Öğrenci Koçu
Hanife Serter

Okul da Puan Kazandıran Bir Oyun Olsaydı

 

Öğrenci misin?

Bu sabah yine; “Off, bu gün yine okul var…frown ifade simgesi diye şikayet ederek mi uyandın? Canın yataktan çıkmak , kahvaltı yapmak istemedi mi ? Tatil sonrası , yorgun ve mutsuz musun?
Anlıyorum…Tatil; arkadaşlar, oyunlar, filmler, diziler, ev ortamının sıcaklığı ile ne kadar zevkli ve eğlenceliyse, okul da sorumluluklar ve sınavlar nedeniyle bir o kadar sıkıcı görünüyor değil mi? Peki hayal gücünü de kullanarak, okula biraz eğlence katmaya ne dersin ?

Şimdi biraz düşün istersen, okul bir bilgisayar oyunu ( ya da bir film, bir dizi ) olsaydı, hangi oyuna benzerdi sence? Bu oyunun içinde kimler, hangi görevi yerine getirirdi?
Hangi karakteri kim alırdı ? Öğretmenlerine hangi rolleri, görevleri verirdin? Arkadaşlarınla nasıl bir görev ( rol) paylaşımı yapardın?

Sabah okula gittiğin andan eve döndüğün ana kadar geçen zamanı bir bilgisayar oyununun farklı bölümleri olarak da düşünebilirsin mesela. Sabah erken kalkmak , kahvaltıyı düzgün yapmak, derslere katılmak, ödevleri yapmak, arkadaşlarla iyi geçinmek oyunun önemli puan kazandıran bölümleri. Sınavlara iyi hazırlanmak , oyunlardaki savaşlara hazırlanmak gibi. Araçların ve taktiklerin olmalı…Kararlı ve güçlü olmalısın belki. Tıpkı oyunlarda üstlendiğin görevlerdeki gibi…

Okul da bu yaşam serüvenin içinde , oyunlardaki gibi tamamlaman gereken önemli bir bölüm aslında. Onun içinde de zorluklar ve mücadele var. Dikkatli olman, sürekli yeni şeyler keşfederek öğrenmen, gelişmen ve sana ” level” atlatacak puanlar ( notlar) toplaman gerekli . Arkadaşlarınla ekip olabilir ya da oyunda yalnız kalabilirsin. Bazen usta oyunculara ( öğretmenlere) danışarak, kendine yeni donanımlar ekleyebilirsin.
Okulun tek farkı, onun sanal bir ortamda ve tek bir tuşla değil, bizzat yaşayarak tamamlanması gereken bir süreç olması.

Okul deyince kafanda canlanan resim ; sıkıcı dersler, anlayışsız ve aşırı disiplinli öğretmenler, anlaşamadığın arkadaşlar ve zorlandığın sınavlar olabilir. Okul bir paket ve içinde bunlar da var belki. Ama paketin içine biraz daha dikkatli bakarsan, orada sevdiğin başka bir kaç şey daha bulabilirsin . Ya da sevmediklerini, korktuklarını, kaçtıklarını fark edebilirsin . Kendinde olan gücü hatırlayıp, onlara meydan bile okuyabilirsin. Hatta gün gelir, sevmediklerini sevmeye bile başlayabilirsin.

Daha önce de yaptın belki. Oyunlarda olduğu gibi okulda da “Olmaz ” dediklerini oldurdun. “Başaramam” sandıklarını başardın. “Yapamam” dediklerini tamamladın . Her okul dönemi öyle ya da böyle geçti, gitti, bitti. Her dönemde yeni arkadaşlar kazandın. Yaşam hakkında daha önce bilmediğin yeni şeyler öğrendin. Geliştin ve değiştin. Değişiyorsun. Her geçen gün kendi yaşamın için hayat duvarına yeni tuğlalar koyuyorsun. Hayat ağacını suluyorsun . Hayat resmini boyuyorsun. Kendi yaşam müziğine yeni notalar ekleyip, kendi senfonini besteliyorsun . Kendi yaşamının bilgisayar oyunu içindesin de sanki, her gün yeni puanlar kazanıyor, her yıl yeni bir “level “atlıyorsun…

Sen ona bambaşka bir gözle bakmayı başarabilirsen, okul o kadar da sıkıcı olmayabilir belki. Bu okulu ( oyunu) kazanmak hoşuna bile gidebilir hatta.. Ne dersin ?

Yaşam Plus Life
Öğrenci Koçu
Hanife Serter

Öğrenciler Neden Koçluk Almak İster ?

Günümüzde bir çok öğrencide, Sınav korkusu, matematik,fizik, kimya, yabancı dil vb. dersleri öğrenememe kaygısı , ders çalışmaya başlayamamak, bilgisayar oyunlarının başından ayrılamamak vb. sorunlara sıklıkla rastlanmaktadır .

Koçluk yaklaşımı, her öğrencinin kendine özel güçlü yönleri, gösterdiği ya da gösteremediği farklı yetenekleri, bilgi ve becerileri olduğundan yola çıkarak, öncelikle öğrencinin tüm bu yönlerini keşfetmesini ve sahiplenmesini hedefler.Öğrencinin güçlü yönlerini, yetenek, bilgi ve becerilerini kullanıp kullanamaması; özgüvenine, çevresel etkenlere ve kendine koyduğu engellere bağlıdır.Bu sorunları aşmak için öğrencinin kendine daha farklı bir açıdan bakması, kendini daha iyi tanıması, kendi gücünün farkına varıp, kendi eylemlerinin sorumluluğunu alması önemlidir.

Öğrenci koçluğu, gençlere hayatları boyunca sorunlarının tanımını yapma, çözüm yollarını kendi içinde bulma, kendine güvenme, ne istediğini bilme, istediği mutluluk ve başarı için sorumluluk alarak harekete geçme alışkanlığını kazandırma konusunda etkili bir araçtır.Öğrenci ile birebir yapılan planlı, programlı görüşmeler ile devam eden süreçte, öğrenci kendindeki gelişimi ve değişimi farkeder. Bu gelişimi görmek özgüvenini ve istediği başarıya ulaşabileceği inancını arttırır ve destekler.

Yarıyıl tatilinin devam ettiği bu günlerde, yeni döneme, sorunlarınız üzerinde çalışmış olarak ve yepyeni bir enerji ile girmeye ne dersiniz ?

Hanife Serter

Yaşam Plus Life

Uzman Koç & Öğrenci Koçu

Randevu için: 0232 5020408 – info@yasampluslife.com